Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Borderline kişilik bozukluğu ya da sınırda kişilik bozukluğu ruh halinde ve başka insanlarla kurulan etkileşimlerde güçlüklerin görüldüğü bir bozukluk olarak karşımıza çıkıyor. Kişilik bozuklukları içerisinde en yaygın olarak görüleni olma özelliği taşıyan bu kişilik bozukluğunda, duyguları kontrol etmeyle ilgili güçlükler yaşanıyor.

Genel olarak, kişilik bozukluğuna sahip bir birey, düşünme, algılama, hissetme ve başkaları ile ilişki kurma şekli bakımından bu türde bir rahatsızlığı bulunmayan bireylerden farklı özellikler sergiliyor. Bu kişiler şiddetli ve dengesiz ruh hali dalgalanmaları, dürtüsellik, kararsızlık, kötü benlik algısı ve fırtınalı kişisel ilişkilerle karakterize bir ruh hali içerisinde oluyorlar. Dürtüselliğin ne demek olduğunu bilmeyenler için burada bir dip not olarak, davranışları kontrol etme ve isteklerini erteleyebilme becerilerinde yetersizlik şeklinde tanımını yapmakta fayda görüyorum.

Borderline Kişilik Bozukluğu Sebepleri

Diğer kişilik bozukluklarında olduğu gibi, sınırda kişilik bozukluğu nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır. Araştırmalara dayanarak çocukluk döneminde istismar veya ihmale maruz kalma gibi çevresel faktörlere ek olarak, sınırda kişilik bozukluğunun aşağıdakilere bağlı olabileceği düşünüyor:

Genetik faktörler: İkizler ve aileler ile yapılan bazı araştırmalar sonucu elde edilen kanıtlar, kişilik bozukluklarının oluşumunda genetik faktörlerin etkili olduğunu gösteriyor.

Beyinde yapısal bozukluklar: Bazı araştırmalar, beynin duygu düzenleme, dürtüsellik ve saldırganlık gibi belirli alanlarında değişikliklerin olduğunu gösteriyor. Buna ek olarak, serotonin gibi ruh halinin düzenlenmesine yardımcı olan bazı beyin kimyasallarının düzgün çalışmadığı düşünülüyor.

Borderline Kişilik Bozukluğu Özellikleri

Borderline kişilik bozukluğu hastası bireyler, tüm hayatını bağlandığı ya da sevdiği kişinin kendisini terk etme olasılığı üzerinen kuruyor. Yoğun terk edilme korkusu yaşıyorlar ve aşırı tedbirlere başvurarak reddedilmekten kaçınma çabasına giriyorlar. Kaybetmekten korktuğu kişiyle iyi geçinmek adına her istenileni yapan, her türlü tartışma ve kavgada alttan alan bir kişilik sergileyen hasta, içinde biriktirdiği büyük bir öfkeyle dolu hale geliyor.

Partnerlerine karşı uyumlu davranışlar sergiledikleri bu dönemlerde, boşluk hissi dışında herhangi bir belirti görülmeyebiliyor, hatta bunlaın bu rahatsızlığının iyileştiği dahi düşünülüyor. Fakat bağlandığı kişiden ayrılma belirtisine dair en ufak bir ipucu hissettiğinde, öfke patlaması yaşayarak el üstünde tuttuğu partnerini düşmanı olarak görmeye başlıyor ve ona, düşmanının dahi yapmayacağı kötülükler yapabiliyor. Sonrasında da yaptıklarından pişmanlık duyuyor ve özür dileyerek, eski itaatkar moduna geri dönüyor. Bu kısır döngü bu şekilde sürüp gidiyor.

Borderline kişilik bozukluğu hastası bir birey, bozukluğa bağlı yaşadığı sıkıntılar neticesinde kendi kendine zarar verme ya da intihar girişiminde bulunma gibi yıkıcı davranışlara yönelebiliyor. Genellikle bu durum ayrılma ve reddedilme korkusu sebebiyle ortaya çıkıyor ve bozukluğun en çok korkulan yönünü oluşturuyor.

Borderline kişilik bozukluğu, kendiniz hakkındaki hissettiklerinizi, başkalarıyla kurduğunuz ilişkileri ve davranışlarınızın şekillenmesini etkiliyor. Bir kişiyi bir an göklere çıkarma ya da aniden yerin dibine sokma şeklinde belirti veren, kararsız ve yoğun ilişkilerle kendini gösteriyor.

Bu kişiler, benlik imgesinde değişimlerle karakterize sürekli değişen hedefler ve değerlerler arasında bocalayıp duruyorlar. Benlik imgesi kavramını hepiniz duymuşsunuzdur; fakat kanaatime göre pek çoğumuz tam olarak ne manaya geldiğini bilmiyoruz. Bu yüzden burada buna açıklık getirmekte fayda görüyorum. Benlik imgesi denilince, bireyin sahip olduğu iyi ya da kötü fiziksel ya da ruhsal özelliklerin bilincinde olması durumu akla gelmelidir.

Bu bireyler, bir kaç dakika ila birkaç saat arasında sürebilen ve özellikle stresli zamanlarda ortaya çıkan, paranoya dönemlerine girebiliyor ve bu dönemlerde gerçek dünyayla bağlantıları kopuyor. Bu nedenle kumar oynama, hayatını tehlikeye atacak şekilde araç kullanma, tanımadığı kişilerle tek gecelik güvensiz ilişkiler, uyuşturucu kullanma ya da aniden iyi giden ilişkisini bitirme ve önüne çıkan iş fırsatlarını reddetme gibi kendi başarısını sabote edici dürtüsel davranışlar sergileme gibi beklenmedik ve riskli davranışlara yönelebiliyorlar.

Birkaç saatten birkaç güne kadar süren, aşırı mutluluk, sinirlilik, utanç veya kaygı içeren farklı bir ruh haleti içerisinde bulunduğu dönemler yaşayabiliyorlar. Zaman zaman, ortama uygun olmayan ani ve yoğun öfke patlamaları sergiledikleri oluyor.

Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavisi

Yukarıdaki saydığımız belirtilerden herhangi birine sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bir psikolog ya da psikiyatri uzmanından yardım istemeniz önem taşıyor.  Eğer belirtilerden bir veya bir kaçını yakınınızda ya da arkadaşınızda gözlemliyorsanız onunla psikiyatriste gitme konusunda konuşmanız iyi bir fikir olabilir. O kişi bu fikre sıcak bakmazsa ve ilişkiniz sizde strese neden oluyorsa, bu durumla başa çıkabilmek için kendiniz bir terapistten destek almayı deneyebilirsiniz.

Sınırda kişilik bozukluğu tedavisinde çeşitli psikoterapi yöntemleri etkili bir şekilde uygulanıyor. Bunun yanında destekleyici olarak ilaç tedavisi de uygulanabiliyor. Doktorunuz, güvenliğiniz tehlikede olduğundu düşünüyorsa hastaneye yatırarak tedavi olmanızı tavsiye edebiliyor.

Tedavi, durumunuzla başa çıkma becerilerini öğrenmenizi sağlayarak, ilişkileriniz ile ilgili korkularınızı yenmenize yardım ediyor. Tedavi ile olumlu bir benlik saygısı edinerek daha kararlı, daha tatmin edici bir hayat yaşamanız olanaklı hale geliyor.

Psikoterapi

Psikoterapi, sınırda kişilik bozukluğu için en temel bir tedavi yaklaşımı olarak kullanılıyor. Terapistiniz, ihtiyaçlarınızı en iyi karşılayacak terapi türünü durumumuza uyarlayarak tedavinize yardımcı olmayı hedefleyecektir. Psikoterapi, sorununuzla ilgili size destek ve yardımcı olmak için uygulanıyor. Bu noktada oldukça etkili olduğu tespit edilen psikoterapi türlerinden söz etmek istiyorum.

Transferans odaklı psikoterapi, şema terapisi ve diyalektik davranış terapisi en çok kullanılan yöntemler olarak karşımıza çıkıyor. Son dönemlerde yapılan araştırmalar neticesinde, bunlardan en etkili olanının şema terapisi olduğu kanıtlanmıştır.

Şema terapisi, hastanın geçmişteki ve o andaki problemlerini bütüncül bir şekilde ele alarak bunları kaynağında çözümlemeyi amaçlıyor. Böylece, olumlu yaşam kalıpları geliştirmek için ihtiyaçlarınızı sağlıklı bir şekilde karşılamanıza yardımcı oluyor. Bireysel olarak ya da grup içinde uygulanabiliyor.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ